12 Şubat 2026 Perşembe

Yine Yağmurlu Bir Sabah

Yine Yağmurlu Bir Sabah: Yine yağmurlu bir sabah. Bir tren yolculuğunun Haydarpaşa’da biten sonundan hemen önce, Ayten’le “Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da” şarkısını mırıldanışımız geliyor aklıma. Şairin üzerine şiirler yazılmış Ayten’i değil, bizim Ayten’i. Yağmur da tam yağmur sayılmazdı, ince bir çisenti yalnızca. Başka bir sabah, yine yağmur. Ara Malikian’dan kısık kısık “Ay Pena Penita Pena” çalarken yağmur da

Bilmek Gerçekten Yetiyor mu?

Bilmek Gerçekten Yetiyor mu?: Ağzımız her gün boş duracak değil ya, ya kilo almaya çalışır ya da gevezeliğe sığınır. Tercih çoğu zaman gevezelikten yana oluyor. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki, adeta at yarışı gibi. Sürekli burun farkı finişler, kim nereden geldi belli değil. Foto finişi bekleyecek zaman bile kalmadan gözler hemen bir sonrakine kayıyor. Kim kazandıysa kazandı, biz

11 Şubat 2026 Çarşamba

Sinsi Kötülük Nasıl Yayılır Kovan Bozulmadan Anlamak

Sinsi Kötülük Nasıl Yayılır Kovan Bozulmadan Anlamak: Birden ağızdan çıkıveren bu söz çok kullanılır. Yeri gelmeden söyleyip geçmeyelim. Dikkatli olmak için uzun uzun konuşmaya gerek yoktur. Kötülük bulaşıcıdır. Arı kovanına dadanan mantar hastalığı gibi, bir anda kovanı altüst etmez. Önce girer, ortamı kolaçan eder. Kendine onlardan biri, onlar için çalışan, onlara yararlı bir varlık gibi yer açar. Kovan onun işine yarar durumdayken

9 Şubat 2026 Pazartesi

Tekrar Çal Sam

Tekrar Çal Sam: Son bakış. Adını yıllar önce koymalıydık. Orada, o anda o anıya bir isim verilseydi, sonradan akla gelmesiyle yerleşen o gerçek yalnızlık duygusu bu kadar kökleşmeyecekti. Altına bir minder koyabilseydik, izin verseydin, belki de bugün hâlâ yerinden kalkmayan o çökmüşlüğe, o kalmışlığa zemin hazırlanmayacaktı. Ama oldu. Bir hayalet filminin sonunda ışığa yürüyen sahne gibi, Anna Karenina’da

6 Şubat 2026 Cuma

Ben Dedim Oldu Mantığıyla Dönen Bir Dünya Düzeni

Ben Dedim Oldu Mantığıyla Dönen Bir Dünya Düzeni: Başlamadan önce şunu söyleyeyim. Doktrinlerle ilgili olarak bugüne kadar daha çok kafa şişiren, masa sohbetlerinde dönüp duran, akılda pek kalmayan birkaç laf etmiş biriyim. Kimsenin umursamaması da gayet normal. Hatta “İyi ki kimse ciddiye almamış” denecek türden laflar. Bundan sonrası için “Pek işe yaramaz, kapat gitsin” diye düşünebilirsin. Eğer vaktin senin için kıymetliyse ve daha

5 Şubat 2026 Perşembe

Şapkanın Altındaki İhanet

Şapkanın Altındaki İhanet: Yeşşe şepkemin altındayım. Bir zamanlar çok iyi bir espriydi bu. O zamandan bugünü anlatan bir söyleme dönüşmesi ise daha da ilginç. Şimdilerde öyle hafife alınacak bir durum değil. Kelli felli görünümüyle “adam gibi” konuşsa dinlenecek olanlar bile, bir anda sana başka bir sıfat yapıştırabiliyor. Dost da desen, başka bir şey de. Artık şapka değiştikçe, altındaki

4 Şubat 2026 Çarşamba

Eksiklik Böyle Bir Şeymiş Meğer

Eksiklik Böyle Bir Şeymiş Meğer: Elinde bir eksiklik var uzun zamandır. Vazgeçilmişlerden oluşan bir demet gibi, yokluğu hissedilen bir şey. Bu eksiklik yalnızca senin tercihin değil. Sensizliği seçmiş olanların da payı var. Eksik dediğin şey, aslında herkesin elinde başka başka şekillerde duruyor. Cümleler bu kadar eğri büğrü olmamalı diyenler çıkar. Düzeltelim, öyle var edelim derler. Ama eğip büktükleri her şeyin

Yine Yağmurlu Bir Sabah

Yine Yağmurlu Bir Sabah : Yine yağmurlu bir sabah. Bir tren yolculuğunun Haydarpaşa’da biten sonundan hemen önce, Ayten’le “Bu Sabah Yağmur ...