Frambuazlı Çikolata
Tadı damağında kalmalı ,gözlerinde mutluluğun bir tadı olmalı...
16 Şubat 2026 Pazartesi
Her Gün Yeniden Başlayan Aynı Gece
Her Gün Yeniden Başlayan Aynı Gece: Geceydi, gençtim. Islanmıştım. Yağmur, her zamanki gibi benimle uğraşmış ve yine kazanmıştı. Gecenin daha başlangıcıydı, önünde uzun bir zamanı vardı. Rüzgârı da yanına almıştı. Masanın öte yanında, geç gelmiş olmasına rağmen bekletmekten zevk alan o kendinden emin bakışlar… Hiçten bir nedene kadar uzanan bütün cümleleri aynı anda, birçok dilde söylüyormuş gibiydi. Hangisini istersen öyle anla
Yola Güven Azalınca İnsan Sapakları Fark Etmez
Yola Güven Azalınca İnsan Sapakları Fark Etmez: Bakınca görürüz sanırız. Hayır, çoğu zaman göremeyiz, anlayamayız, çözemeyiz. Bazen başka bir gözlük, başka bir bakış açısı gerekir. Başkasına sorarız; belki de kaybettiğimizi bilmediğimiz yolu ararız. Doğru mu gidiyoruz, böyle mi gitmeliyiz? Sorduğumuzda en sık aldığımız cevap aslında şudur: İçinde bulunduğumuz yola olan güvenimiz artık eskisi kadar değildir. Yoldan çıkışın ilk sapakları, yürüdüğümüz yolun doğruluğuna
12 Şubat 2026 Perşembe
Yine Yağmurlu Bir Sabah
Yine Yağmurlu Bir Sabah: Yine yağmurlu bir sabah. Bir tren yolculuğunun Haydarpaşa’da biten sonundan hemen önce, Ayten’le “Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da” şarkısını mırıldanışımız geliyor aklıma. Şairin üzerine şiirler yazılmış Ayten’i değil, bizim Ayten’i. Yağmur da tam yağmur sayılmazdı, ince bir çisenti yalnızca. Başka bir sabah, yine yağmur. Ara Malikian’dan kısık kısık “Ay Pena Penita Pena” çalarken yağmur da
Bilmek Gerçekten Yetiyor mu?
Bilmek Gerçekten Yetiyor mu?: Ağzımız her gün boş duracak değil ya, ya kilo almaya çalışır ya da gevezeliğe sığınır. Tercih çoğu zaman gevezelikten yana oluyor. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki, adeta at yarışı gibi. Sürekli burun farkı finişler, kim nereden geldi belli değil. Foto finişi bekleyecek zaman bile kalmadan gözler hemen bir sonrakine kayıyor. Kim kazandıysa kazandı, biz
11 Şubat 2026 Çarşamba
Sinsi Kötülük Nasıl Yayılır Kovan Bozulmadan Anlamak
Sinsi Kötülük Nasıl Yayılır Kovan Bozulmadan Anlamak: Birden ağızdan çıkıveren bu söz çok kullanılır. Yeri gelmeden söyleyip geçmeyelim. Dikkatli olmak için uzun uzun konuşmaya gerek yoktur. Kötülük bulaşıcıdır. Arı kovanına dadanan mantar hastalığı gibi, bir anda kovanı altüst etmez. Önce girer, ortamı kolaçan eder. Kendine onlardan biri, onlar için çalışan, onlara yararlı bir varlık gibi yer açar. Kovan onun işine yarar durumdayken
9 Şubat 2026 Pazartesi
Tekrar Çal Sam
Tekrar Çal Sam: Son bakış. Adını yıllar önce koymalıydık. Orada, o anda o anıya bir isim verilseydi, sonradan akla gelmesiyle yerleşen o gerçek yalnızlık duygusu bu kadar kökleşmeyecekti. Altına bir minder koyabilseydik, izin verseydin, belki de bugün hâlâ yerinden kalkmayan o çökmüşlüğe, o kalmışlığa zemin hazırlanmayacaktı. Ama oldu. Bir hayalet filminin sonunda ışığa yürüyen sahne gibi, Anna Karenina’da
6 Şubat 2026 Cuma
Ben Dedim Oldu Mantığıyla Dönen Bir Dünya Düzeni
Ben Dedim Oldu Mantığıyla Dönen Bir Dünya Düzeni: Başlamadan önce şunu söyleyeyim. Doktrinlerle ilgili olarak bugüne kadar daha çok kafa şişiren, masa sohbetlerinde dönüp duran, akılda pek kalmayan birkaç laf etmiş biriyim. Kimsenin umursamaması da gayet normal. Hatta “İyi ki kimse ciddiye almamış” denecek türden laflar. Bundan sonrası için “Pek işe yaramaz, kapat gitsin” diye düşünebilirsin. Eğer vaktin senin için kıymetliyse ve daha
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Her Gün Yeniden Başlayan Aynı Gece
Her Gün Yeniden Başlayan Aynı Gece : Geceydi, gençtim. Islanmıştım. Yağmur, her zamanki gibi benimle uğraşmış ve yine kazanmıştı. Gecenin da...
-
Sormuyorsun neden. Aklına gelmiyor değil cevabını bilmiyorsun. Biliyor olma ihtimalin çok yüksek biliyor olabilirsin verilen cevabın ne old...
-
Zamanın Taşıdığı Yük : "Zamanı değil," dediğin anların birinde, en zorlu uyanışlarından birini yaparken… Misal, nereden çıktı dedi...
-
Ben seni tanımaktan çok mutluyum.. Tanıdığımda en aykırı soruların sahibi olacağı izlenimim yoktu.. Öyle ge...