Masanın üstünde kirli defter kağıt topağı alıyorum ,buruşukluklarını düzeltip fersiz lambanın altına geçip okuyorum..:
- Birazdan kalkıp çıkacağız buradan. Sen yoluna ben yoluma..Hayır öyle olmayacak tabii..Ben seni her zaman ki gibi yanımda taşıyacağım..Bazen cebimde , bazen sigara paketimin üzerinde , dudaklarımda bazen..
Kırılmış saçlarının arasında parmaklarım kalacak saçını okşarken.. Parmaklarımın arasında kalacak hatıra gibi bir kaç tel.. Elimle kirpiklerinin nemini alacağım..Yatağıma uzanacağız , yan yana..Tavana bakıp boşluğun yeni filmini seyredeceğiz..
Sen hüzünlenip ağlayacaksın nedensiz..
Hıçkırıklarının yağmuru göğsümü ıslatacak..Yakacak serinliği..
Uyanacağız bir ışık sesiyle , pencerenin kenarında yanak yanağa ayışığının en büyüğünü yakalamaya çalışacağız yaprakların arasından..
Sabahın ilk ışıklarıyla gözlerin parlayacak ,umarsızca kaçacaksın kalabalığa..
Yakalamaya çalışacağım seni..Metroda ,otobüs duraklarında ,markette ,yağmurun ıslatamadığı saçak altlarında ,ağaç diplerinde..
Her şarkının içinden sen çıkacaksın..Bekleyeceğim..
Sonra yine buraya bu masaya döneceksin..
Biliyorum ..Seninde gidecek yerin yok..Sığmıyorsun bahçelere ,sokaklara ,parklara , rüzgarın ulaşamadığı kuytuluklara...
O çocukluğunu sakladığın soğuk gecelerdeki gibi geleceksin masaya..
Hep aynı terane , aynı şarkılar radyoda..Sohbetin en koyu yerinde sıkılacaksın benden ortamdan yalnızlıktan ..
Dolaşmaya çıkacağız , karın yağışını unutup birbirimizi ıslatacağız gözlerimizde ki kartopu bombalarıyla..
Ankara bu yalnızlıkları yaşamayı sever..Seni de, beni de bilir..Yaptığımız her haşarılık , çocukluk ,gençlik ,ergenlik ,resim ,fotoğraf ,şiir , hikaye ,her ne varsa duvar dallarında asılı onları toplayacağız..O gece en olmuşlarını..
Ve ayışığı ile saklambaç oynarken kaybolacaksın yine..Dalıp susacaksın bulutların arasında..Ben seni bulamayacağım..Elimi cebime atıp yeni bir sen çıkarıp yakacağım..Ateşi ile üşüyeceğim yine..
Biliyor musun...? Bilirsin de bilmezlikten gelirsin...
Bana bırakacağın hüzün bu kadar...
Acıtmıyor..Acıtmadı işte..Acımadı hiç..
Gökten üç elma düştü...
Hepsi senin başına...
İşte eylül adamı böyle yapıyor..
*** Bu yazı yeni hazırlamakta olduğum kitabımın -Pişmiş tavukla - Adlı hikayesinin son bölümüdür..****
Küçük Prens Aydın...
11 Ekim 2012 Perşembe
9 Ekim 2012 Salı
Hani vardı yaaa...
Çok kızıyorum kendime bazen..
Ne işin var internette ,sosyal medyalarda diye..
Eskiden yolda karşılaşırdık bir sohbetin içinde eski bir arkadaşımızın selamını , ameliyatını ,hastalığını , ölüm haberini duyardık..
Bir gazete haberinde ne yaptığını öğrenirdik ,O Sivas ta beş yıldır görmedim ,Mersin e gitmişti döndü mü ? Bilmiyorum ,derdik.İçerden çıktı mı? Diye sormuşluğumuz çoktur..
Sonra bu sosyal medya denen kazaya geldik..
Akşam ne yediğini biliyoruz bütün ilgilendiklerimizin..Nasıl neşeyle eğlendiklerini ,ya da neye kızdılarsa..Neye üzüldülerse..
Ve hiç tanımadığımız bir tanıdıklarının hüzünlü bir durumuyla karşılaşıyoruz..
Bir acı sizi de sarıyor mu?
Beni sarıyor..
Gazetede okuduğum bir tanıdığımın şok edici ilanına benzer bir acı..
Kayıtsız kalamıyorum..Ya öyle mi vah vah lar da yok artık..
Hepsini yükleyip geceye taşıyorum..
Her tanıdığımın ağrısı , sızısı , hüznü ve sevinci benimle..
Ve mutluluklar çok az paylaşılıyor..Bana da düşen bu..
Eee,, ama öyle kolay ortadan kaybolamıyorlar..
Buna da şükür...
Ne işin var internette ,sosyal medyalarda diye..
Eskiden yolda karşılaşırdık bir sohbetin içinde eski bir arkadaşımızın selamını , ameliyatını ,hastalığını , ölüm haberini duyardık..
Bir gazete haberinde ne yaptığını öğrenirdik ,O Sivas ta beş yıldır görmedim ,Mersin e gitmişti döndü mü ? Bilmiyorum ,derdik.İçerden çıktı mı? Diye sormuşluğumuz çoktur..
Sonra bu sosyal medya denen kazaya geldik..
Akşam ne yediğini biliyoruz bütün ilgilendiklerimizin..Nasıl neşeyle eğlendiklerini ,ya da neye kızdılarsa..Neye üzüldülerse..
Ve hiç tanımadığımız bir tanıdıklarının hüzünlü bir durumuyla karşılaşıyoruz..
Bir acı sizi de sarıyor mu?
Beni sarıyor..
Gazetede okuduğum bir tanıdığımın şok edici ilanına benzer bir acı..
Kayıtsız kalamıyorum..Ya öyle mi vah vah lar da yok artık..
Hepsini yükleyip geceye taşıyorum..
Her tanıdığımın ağrısı , sızısı , hüznü ve sevinci benimle..
Ve mutluluklar çok az paylaşılıyor..Bana da düşen bu..
Eee,, ama öyle kolay ortadan kaybolamıyorlar..
Buna da şükür...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın
Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın : Başladığınızda gidilecek yer dediğiniz noktaya vardığınızda, orada olmanın artık bir ö...
-
Sormuyorsun neden. Aklına gelmiyor değil cevabını bilmiyorsun. Biliyor olma ihtimalin çok yüksek biliyor olabilirsin verilen cevabın ne old...
-
Zamanın Taşıdığı Yük : "Zamanı değil," dediğin anların birinde, en zorlu uyanışlarından birini yaparken… Misal, nereden çıktı dedi...
-
Ben seni tanımaktan çok mutluyum.. Tanıdığımda en aykırı soruların sahibi olacağı izlenimim yoktu.. Öyle ge...