3 Şubat 2026 Salı

Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın

Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın: Başladığınızda gidilecek yer dediğiniz noktaya vardığınızda, orada olmanın artık bir önemi kalmamış olabilir. Hatta orada olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz. Belki de oranın gidilecek yer olduğunu anlayamıyorsunuzdur. Ya da gidilecek yeri gözünüzde fazla büyüttüğünüz için vardığınız yeri onunla bağdaştıramamışsınızdır. Aslında ayağa kalkıp bir yere ulaşmak gibi net bir amaç olmasa bile, insan bir yöne doğru gider. Gidilecek

İlham Gelmeyince Kalem de Susuyor

İlham Gelmeyince Kalem de Susuyor: Bunalttı beni bu yağmur. Dizi izlemek bile bazen zevk vermiyor artık. Oysa bilirsin, ben yağmuru çok severim. Sen gelecek olurdun, beklerdim. Yağmuru seyrederken zaman daha çabuk geçerdi. Koltuğumun altında kuş saklamışım gibi bir pırpır olurdu içimde. Korkmazdım. Aksine, iyi gelirdi o pırpır. Sen gelince seni dinlerdim en çok. Yağmuru sevsen bile, yağmurun ettiklerinden uzun uzun

1 Şubat 2026 Pazar

Geçip Gittiğimiz Şeyler Neye Kadar Dayanır

Geçip Gittiğimiz Şeyler Neye Kadar Dayanır: Kaldırım taşlarının bilmem kaç milyon insan geçince ömrünü tamamladığı söylenir. Nereden biliyoruz bunu? Taş serilirken mi ölçülüyor, yoksa satarken satıcı “şu kadar milyon adıma dayanır” dediği için mi inanıyoruz? Büyük ihtimalle kimse tek tek saymadı. Daha çok bir bilmece gibi, olasılık hesaplarıyla, varsayımlarla bulunmuş bir sonuç bu. Mesela Süleymaniye yapılırken Sinan, Kanuni’ye “şu kadar vakit

Geçip Gittiğimiz Şeyler Neye Kadar Dayanır

Geçip Gittiğimiz Şeyler Neye Kadar Dayanır: Kaldırım taşlarının bilmem kaç milyon insan geçince ömrünü tamamladığı söylenir. Nereden biliyoruz bunu? Taş serilirken mi ölçülüyor, yoksa satarken satıcı “şu kadar milyon adıma dayanır” dediği için mi inanıyoruz? Büyük ihtimalle kimse tek tek saymadı. Daha çok bir bilmece gibi, olasılık hesaplarıyla, varsayımlarla bulunmuş bir sonuç bu. Mesela Süleymaniye yapılırken Sinan, Kanuni’ye “şu kadar vakit

31 Ocak 2026 Cumartesi

Gökyüzünden Ekonomiye Aynı Hikaye

Gökyüzünden Ekonomiye Aynı Hikaye: Bilmediğim pek çok konuda ahkâm kesmişliğim vardır. Ekonomide “salla gitsin”e yatkın bir tarafım olduğu için belki de az konuşmuşluğumuz olmuştur. “Nereye gidiyoruz” falcılığı ise her zaman tutar. Falcılık demişken, yapılacak işler arasında belki de en önemlisi kafayı kaldırıp gökyüzüne bakmaktır. Gökyüzüne bakınca ne olur? Yıldız haritaları çıkar, buradan buraya, oradan şuraya bağlanan çizgiler belirir. Biraz

Aynı Hikaye Yeni Dekorlar

Aynı Hikaye Yeni Dekorlar: İlgilenmemiz gereken o kadar çok şey var ki… Bazılarının “gereken kısım” diye dayattıklarını, sana ne diyeceklerini, ne dediklerini bir kenara bıraksak bile, hayat zaten başlı başına ilgilenilecek durumlarla dolu. Buna rağmen birileri, teldeki adama bak, maymuna bak işareti yapar gibi dikkatimizi başka yerlere çekmeyi başarıyor. Biz de bir anda “aaa evet ya” diyerek, aslında bakmamamız

30 Ocak 2026 Cuma

Son Sözü Yine İnsan Söyler

Son Sözü Yine İnsan Söyler: Var olmanın bir adı varsa, insan o adın içinde mutlaka bir sınıra çarpar. Var olduğun yerde, durduğun noktada, başkasının varlığına değen, ona dokunan bir sınırın vardır. Bu sınır her zaman fiziksel değildir. Çoğu zaman yalnızca algıladığın, hissettiğin, sezdiğin bir çizgidir. Yine de insan, sanki bu sınır ortadan kaldırılabilirmiş gibi, onu zorlar. Kimi zaman kendisi zorlar,

28 Ocak 2026 Çarşamba

Penguenler Gibi Gitmek: İnsan Neden Yalnızlığı Seçer

Penguenler Gibi Gitmek: İnsan Neden Yalnızlığı Seçer: Bir penguen belgeseli… Hani bırakıp giden çoğumuzun, gidilen yer ölüme bile çıkıyor olsa, içten içe özenmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu tahmin ediyorum. Dünyaca nasıl bir topluluk olmaya doğru gidiyoruz, insan ister istemez bunu düşünüyor. William Golding’in Sineklerin Tanrısı’ndaki diyalog gibi. Simon, duraksaya duraksaya şöyle der: “Bir canavar var belki. Demek istediğim şu, bizden başka canavar

27 Ocak 2026 Salı

İzlerken Kendine Sorduran İnsan Başarısı

İzlerken Kendine Sorduran İnsan Başarısı: İnsanoğlunun bilimle, teknolojiyle, sanatla, sporla sınırlarını sürekli zorlamasını hangi yapısal, beyinsel istek ya da motivasyonun doğurduğunu tam olarak anlayabildiğim bir yerde değilim. Kendimle ilgili, “ben diğerlerinden daha farklıyım” diyebileceğim, fark yarattığımı düşündüğüm bir yeteneğe ya da öne çıkan bir duruma da ulaşmadım. En azından kendi ölçülerimde. Ama böyle yapanlara, bu şekilde üretmeyi sürdürenlere; yetenek, sabır

26 Ocak 2026 Pazartesi

Bilimin Tüm Kurallarıyla Yapılan Bir Deney

Bilimin Tüm Kurallarıyla Yapılan Bir Deney: Onlarca yıldır biriktirilmiş olanlar şimdi işe yarayacaktır. Öğrenilmiş tüm fizik temelli geometri bilgisi yerleşim için gereklidir. Kimya bilgisi donanımı kariyer açısından şarttır. Deneycinin başarısı buna sıkı sıkıya bağlıdır. Bunun yanında ortam konusunda da titizlik gerekir. Önce tam bir temizlik yapılmalıdır. Deney ortamı arındırılmalı, temizlik sırasında daha önce yapılmış fiziksel ve kimyasal deneyler dikkate alınmalıdır. Kullanılmış

Tutunacak Dal Kalmadığında Rüyalara Sarılmak

Tutunacak Dal Kalmadığında Rüyalara Sarılmak: Canın isteyince, isteğin ortaya çıkınca; içinde, yüreğinde yokmuş gibi duran şey olur ya, olur işte. Yanına uzandığında feleğin zamanı atıştıran, yiyip bitiren canavarını umursamaz olursun. Kelimelerle oynar gibi evirir çevirirsin. Düş kurar, kek kalıbına yerleştirir gibi düşüncelerini beyninin çarkına oturtur, ortaya koyuverirsin. Çoğu zaten sanki birlikteymişsiniz gibi, yanı başındaymışçasına yaşanmıştır. Dinlenmiş müzikler, anlatılmış hikâyeler, dökülmüş

21 Ocak 2026 Çarşamba

Hayat Bazen Bilmekle Değil Hissetmekle Akıyor

Hayat Bazen Bilmekle Değil Hissetmekle Akıyor: Nasıl birbirine denk gelir bilinmez. Olur, kaybolur, var olur. İz bırakır, düşlere girer, akla takılır. Rüzgârla gelir, bırakır gider; ıssız bırakır ama hep yanında kalır. Eline, cebine atsan oradan çıkar. Uzağa baksan orada görürsün. Ellerinde sıcaklığını hissedersin, sonra bir anda yüreğin buz keser. Arar durursun. Bu tanıma denk gelen bir duygu, bir his, bir ses

20 Ocak 2026 Salı

Viyana Filarmoni, Djokovic ve Hayatın Sessiz Zevkleri

Viyana Filarmoni, Djokovic ve Hayatın Sessiz Zevkleri: Dünya dönmeyi durdursa, sanırım bunu ancak gün batımlarına daha az denk geldiğimde fark ederdim. Onun dışında pek anlayabileceğimi sanmıyorum. Dünya ile ilişkimi büyük olaylar değil, belli başlı küçük eşikler belirliyor. Onlar da çok dert edilecek şeyler değil aslında. Viyana Filarmoni’nin yılbaşı konseri, Avustralya Açık, Fransa, İspanya ve İtalya bisiklet turları, klasik bisiklet yarışları… Ulaşabildiğim kadarıyla

Kafanın Bir Yerinde Başka Zamanlar Var

Kafanın Bir Yerinde Başka Zamanlar Var: Kafanın bir yerinde, sanki başka zamanlar ve başka yerler var. Henüz gidilmemiş, belki de hiç gidilemeyecek. Varlıklarını biliyorsun ama adını koymuyorsun. Bir gün aniden ortaya çıksalar, çok da dert etmeyecek gibisin. Çünkü onlar senin içinde yaşıyor ve sen onlarla varsın. Bu durum sana gerçek geliyor. Fazla konuşmuyorsun, üzerine gitmiyorsun. Farkında değilmiş gibi davranmak daha kolay.

19 Ocak 2026 Pazartesi

Bir Gecede Biriken Özlemişlikler

Bir Gecede Biriken Özlemişlikler: “Özlemişim,” diye düşündü; eklerin bir ucunu ısırıp ağzına çok eskilerden tanıdık bir lezzet gelince. Durdu, düşündü. Epeydir tatmadığı lezzetler aslında o kadar da fazla değildi. Mesele lezzet değildi. Çok fazla özlemişlik vardı içinde. Devrik cümlelerle konuşmayı, sohbet etmeyi özlediğini fark etti. Cümle daha yere düşmeden düzelten insanlarla değil; sen devirdikçe düzeltsin diye beklemeden, sohbeti kısa

18 Ocak 2026 Pazar

Bittiğini Kabul Edemeden Biriken Hayat

Bittiğini Kabul Edemeden Biriken Hayat: Sinekle, böcekle bile yaşanılacak o kadar çok şey vardı. Yaşandı bitti diyemeden bittiğini kabul etme şansı bile olmadan, onca yaşanmışlığı cebine, bir yerlerine sokuşturmuş halde kaldın. Üstelik bundan pek de mutlu değildin. Hep bir yerlerde bir eksiklik duygusu vardı. Bu da vardı, şu da vardı irkilmesinde. Bir telaşla “acaba nerede bıraktım” hissi hep seninleydi. Anlatacaksın

17 Ocak 2026 Cumartesi

Gece Geçmeyen Düşüncelerle Sabahı Beklemek

Gece Geçmeyen Düşüncelerle Sabahı Beklemek: Uyuyordu. Ya da uyuduğunu sanıyordu. Gece, sessiz sedasız gelip dünyasını kaplamıştı. Göz kapaklarına ağırlıklar doldurmuştu. Düşüncelerinin trafiğini ise çözülmez bir hale sokmuştu. Hani hep bildiğimiz, kornalı, itiş kakışlı bir kalabalık gibi. “Sabaha kadar düzelir, sen uyu” telkininde bulunur gibiydi gece. Sanki başucunda bekleyen, uyusa da gitsem diyen bir karaltıydı. Sıradan olduğu her halinden belli gecelerden

16 Ocak 2026 Cuma

Hafıza Silinince İnsan Aynı Yerde Kalır mı?

Hafıza Silinince İnsan Aynı Yerde Kalır mı?: Silinemez bir hafıza vardır; bilgisayarlara benzemez. Format atılmış gibi olmaz. Bir şey silindiğinde artık sen, sen değilsindir. Zamanlara savrulursun; hesapsız, kitapsız. Orası sana bile kalmamış bir yerdir. Fazla kurcalamamak gerekir. “Ne olursa olsun” diyerek başlayan hallerde, kaybedecek bir şey yok sanılır. Olsa bile, “o kadar da değil” denir. Kumar masasının başına oturmuş gibi, ortaya ne

15 Ocak 2026 Perşembe

Zaman Durduğunda Kelimeler de Durur mu?

Zaman Durduğunda Kelimeler de Durur mu?: Öyle çok değil; zaman birdenbire durdu. Kalem, affedersiniz, adeta kabızlığa girdi. Ara sıra yazıyorum, başka başka şeyler dökülüyor kâğıda ama bir türlü demek istediğime varamıyor. Yazdıklarım bende kalıyor; manav kasasında pörsümüş bir domates gibi, ortaya çıkacak hâli yok. Bana bile zevk vermiyor artık. Oysa söylenecek, yazılacak ne çok şey vardı. Geride kaldı hepsi. Toza toprağa

Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın

Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın : Başladığınızda gidilecek yer dediğiniz noktaya vardığınızda, orada olmanın artık bir ö...