Bırakın her şeyin sizden olduğunu her dokunduğunuzun sizin olması gerektiğini her söylediğinizin doğru her düşündüğünüzün beyaz düşünemediklerinizin kara kirli olduğunu. Değmiyor. Gidenlere bakınca götürdüklerine arkasından bakanlara bakışlarına. Değmiyor. Değmez.
Kırıp döküp yıkıp yakıp ortalığı dağıtıp hayatı başka kirli bir hale sokmaya çalışanlara yapanlara söylenecek o kadar şey varken söyleniyorken söylenirken insan olanın diliyle olmasa çekinse bile ruhuyla aşağılarken olmasın yapmayın yaptırmayın.
Ahlak bu insanın insan olmanın yoludur. öyle olacak öyle kalacaktır.
6 Şubat 2020 Perşembe
6 Kasım 2019 Çarşamba
kısa öz
Kısa öz.
Yağmuru bekleyen çöller çöl insanları gibi ruhun susuz kalması bir beklentiye
kilitlenmesi. Zor hem de öylesine zor. Fakat larla ama larla işin olmayınca.
Kalemlerle kağıtlarla olacak anlatılacak şey hiç değil.
Öyle de
oluyor zaten anlatamıyorsun kalemin ucuna geldiği kadar kelimelerin cümlelerin
boyunun yettiği dokunduğu yere kadar.
Olmuyor
mekan değiştiriyorsun güneşi bir sağına bir soluna alıyorsun denizi
oturtuyorsun karşına anlat. Dinliyorsun dinliyor aynı sorular aynı cevaplar.
Yoksunluğun diz boyu. Binlerce milyonlarca tarifi var hepsi senin kine uyuyor
sende ki de hepsine.
Dilin sözün
gözün bitip tıkandığı yerler.
Ve rüzgara
dönüyorsun yüzünü o seni okşuyor sana dokunuyor. Kıymeti harbiyesi yok gelebilir
anlatınca ee ne var yahu işte kelimeler
yetmiyor cümleler kısa kalıyor eften püften oluveriyor.
Deniz
gülüyor haline eski şarkı da ki gibi. Eline kalbura konmuşçasına veriyor suyu.
Biten bu kaçıncı göz yaşı hep yeniden. Anla işte. Epeydir kalemle bile kavgalı
yürek.
Gözlerime bak deniz doldur öyle kal.
Pişmiş tavuk...
Akşam olmuş gibi ,kızartısı çoktan kaçmış karanlığın eli kulağında.Artık kalmayan asfaltın üzerinde yarı sürünen yarı tıkırdayan topuklu ayak sesleri önümde olurdu.. Karaltılı , bir eğilen , bükülen nereye gideceği belli olmayan, yola düşmeyen kaldırımda duramayan bir zikzaklara eşlik ederdim..
Gidişinden bilirdim..Az sonra köşeyi döner..Eski ama hala diri gözüken o daracık merdivenli apartmanın giriş basamaklarına elini dizine dayanak yapıp tırmanır , demir kapıyı anahtarıyla açıp girmekte zorlandığını soluğunun hırıltısı ve oflayıp poflamasından anlardım..
O birinci katı bulduğunda ben kapıya ulaşmış olurdum..Anahtarı kapıya soktuğumda durup aşağıyı dinlerdi..Ayak sesleri kesilirdi bir süre..Demir kapı kapandığında ben merdiveni çıkmaya başlamış olduğum için tepemden beni tanıyarak ..
O alkolden çatlamış güzel ama kart sesiyle :
- İyi akşamlar derdi..
Ben orada olduğunu yeni farketmiş gibi kafamı kaldırıp :
-iyi akşamlar , diye gülümserdim..
Merdivenleri daha hızlı çıkmak istiyor hareketlenip , merdivenin trabzanlarından kuvvet alarak tırmanmasını sürdürürdü.
O dördüncü ,ben üçüncü kata aynı anda ulaşırdık..O anahtarını çantasında aranırken , ben içeri girmiş olurdum..
Böyle bir tanışıklığımız vardı önceleri..
Akşamların yalnızlığına acık ışık olsun diye çıktığım gecelerde onu Ulus un izbe , ışıksız sokaklarının ucuz gazinolarının birinde görünce yadırgamıştım..Sonra orada çalıştığını anladım..Uğramaz oldum..
Merdiven karşılaşmamızın birinde sohbeti koyulaştırınca anlatmıştı..
Kimse duysun istemiyordu orada çalıştığını, beni de görmüştü..Evde alkolik bir kocası vardı..Yatalak diyordu etrafa ama değildi..Alkolikti..Şişeleri taşıyor ,onu sızdırıyordu..
-Çok gürültü eder hayvan , dedi.
-Sen yoksun da evde pek duymuyorsun..Ortalığı yıkar , döker..Bu kaçıncı apartman taşındığımız..
Ben duymuyorum dedim..Duyuyordum bazı akşamlar kırılanları, dökülenleri,yenen dayakları ..Yüzüne vurmak istemedim..
Sohbetlerimiz merdiven aralığında koyulaşarak devam etti..
Ağustos sonu bir gece yarısı yukarıdan gelen kavga sesleriyle okumakta olduğum kitabı bıraktım..Seslere biraz daha kulak verdim..Oldukça hareketli bir yarım saat sonunda sesler kesildi..
Kulak verdiğim halde ufak ve sesiz ayak seslerinden başka bir şey duyamadım sabaha kadar..
Gidişinden bilirdim..Az sonra köşeyi döner..Eski ama hala diri gözüken o daracık merdivenli apartmanın giriş basamaklarına elini dizine dayanak yapıp tırmanır , demir kapıyı anahtarıyla açıp girmekte zorlandığını soluğunun hırıltısı ve oflayıp poflamasından anlardım..
O birinci katı bulduğunda ben kapıya ulaşmış olurdum..Anahtarı kapıya soktuğumda durup aşağıyı dinlerdi..Ayak sesleri kesilirdi bir süre..Demir kapı kapandığında ben merdiveni çıkmaya başlamış olduğum için tepemden beni tanıyarak ..
O alkolden çatlamış güzel ama kart sesiyle :
- İyi akşamlar derdi..
Ben orada olduğunu yeni farketmiş gibi kafamı kaldırıp :
-iyi akşamlar , diye gülümserdim..
Merdivenleri daha hızlı çıkmak istiyor hareketlenip , merdivenin trabzanlarından kuvvet alarak tırmanmasını sürdürürdü.
O dördüncü ,ben üçüncü kata aynı anda ulaşırdık..O anahtarını çantasında aranırken , ben içeri girmiş olurdum..
Böyle bir tanışıklığımız vardı önceleri..
Akşamların yalnızlığına acık ışık olsun diye çıktığım gecelerde onu Ulus un izbe , ışıksız sokaklarının ucuz gazinolarının birinde görünce yadırgamıştım..Sonra orada çalıştığını anladım..Uğramaz oldum..
Merdiven karşılaşmamızın birinde sohbeti koyulaştırınca anlatmıştı..
Kimse duysun istemiyordu orada çalıştığını, beni de görmüştü..Evde alkolik bir kocası vardı..Yatalak diyordu etrafa ama değildi..Alkolikti..Şişeleri taşıyor ,onu sızdırıyordu..
-Çok gürültü eder hayvan , dedi.
-Sen yoksun da evde pek duymuyorsun..Ortalığı yıkar , döker..Bu kaçıncı apartman taşındığımız..
Ben duymuyorum dedim..Duyuyordum bazı akşamlar kırılanları, dökülenleri,yenen dayakları ..Yüzüne vurmak istemedim..
Sohbetlerimiz merdiven aralığında koyulaşarak devam etti..
Ağustos sonu bir gece yarısı yukarıdan gelen kavga sesleriyle okumakta olduğum kitabı bıraktım..Seslere biraz daha kulak verdim..Oldukça hareketli bir yarım saat sonunda sesler kesildi..
Kulak verdiğim halde ufak ve sesiz ayak seslerinden başka bir şey duyamadım sabaha kadar..
1 Kasım 2019 Cuma
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın
Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın : Başladığınızda gidilecek yer dediğiniz noktaya vardığınızda, orada olmanın artık bir ö...
-
Sormuyorsun neden. Aklına gelmiyor değil cevabını bilmiyorsun. Biliyor olma ihtimalin çok yüksek biliyor olabilirsin verilen cevabın ne old...
-
Zamanın Taşıdığı Yük : "Zamanı değil," dediğin anların birinde, en zorlu uyanışlarından birini yaparken… Misal, nereden çıktı dedi...
-
Ben seni tanımaktan çok mutluyum.. Tanıdığımda en aykırı soruların sahibi olacağı izlenimim yoktu.. Öyle ge...
