Çok kızıyorum kendime bazen..
Ne işin var internette ,sosyal medyalarda diye..
Eskiden yolda karşılaşırdık bir sohbetin içinde eski bir arkadaşımızın selamını , ameliyatını ,hastalığını , ölüm haberini duyardık..
Bir gazete haberinde ne yaptığını öğrenirdik ,O Sivas ta beş yıldır görmedim ,Mersin e gitmişti döndü mü ? Bilmiyorum ,derdik.İçerden çıktı mı? Diye sormuşluğumuz çoktur..
Sonra bu sosyal medya denen kazaya geldik..
Akşam ne yediğini biliyoruz bütün ilgilendiklerimizin..Nasıl neşeyle eğlendiklerini ,ya da neye kızdılarsa..Neye üzüldülerse..
Ve hiç tanımadığımız bir tanıdıklarının hüzünlü bir durumuyla karşılaşıyoruz..
Bir acı sizi de sarıyor mu?
Beni sarıyor..
Gazetede okuduğum bir tanıdığımın şok edici ilanına benzer bir acı..
Kayıtsız kalamıyorum..Ya öyle mi vah vah lar da yok artık..
Hepsini yükleyip geceye taşıyorum..
Her tanıdığımın ağrısı , sızısı , hüznü ve sevinci benimle..
Ve mutluluklar çok az paylaşılıyor..Bana da düşen bu..
Eee,, ama öyle kolay ortadan kaybolamıyorlar..
Buna da şükür...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Sökülen Etiketlerin Çıplaklığı ve Aynaya Gitme Vakti
Sökülen Etiketlerin Çıplaklığı ve Aynaya Gitme Vakti : Bazı zamanlar dışarıdan bakınca başladığımız yerde durduğumuzu, bir damla ileriye gid...
-
Sormuyorsun neden. Aklına gelmiyor değil cevabını bilmiyorsun. Biliyor olma ihtimalin çok yüksek biliyor olabilirsin verilen cevabın ne old...
-
Ben seni tanımaktan çok mutluyum.. Tanıdığımda en aykırı soruların sahibi olacağı izlenimim yoktu.. Öyle ge...
-
Kel bisikleti: Kaybetmeye alışmak : Öyle sıkı sıkı sarınıp yağmura dik durmak durmaya çalışmak ıslanmağa alışmak ıslanmak orada öyle beklem...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder